Sayfa Menüsü
RssFacebookTwitterTwitter
Kategori Menüsü

Yazıldı May 21, 2015 Yaşam | 9 Yorumlar

…ve sen tüm gerçekliğinle yanımdasın

Senin varlığını anladığım andan itibaren dünyamı değiştirdin. Hiç midem bulanmadı bi kere, bol bol salatalık yedim sağlıklı beslendim sayende,hiç bilmem aşerme nedir? hamilelik stresi nasıl yaşanır….sen güzel oğlan hiç üzmedin anneni-babanı. İçime gelen güzellikten sebep yüzümde güzelleşti. Sayende kendimi çok özel hissettim.
3 sene önce bu saatte (21.05.2012-10:20) doğdun sen, ben canımla cebelleşirken seni babana emanet ettiler. Dünyanın değil ama çevremde duyduğum en kötü doğumdu benimkisi… 2saati aşan bir süre sonra gördüm seni.Yıl gibi geldi bize. Halbuki ne hava atmıştım “ilk benim koynuma sokulcak” diye… En son ben gördüm…gördüm ya ona da binlerce şükür. Elletmemişler seni kimseye, odaya bile sokmamışlar öylece ağlamışsın ben gelene kadar.
Seni almaya hastaneye gitmek için binmiştik arabaya 21mayıs 7:30 da. “13yıllık meslek hayatımda hiç bu kadar kalabalık doğuma gelen olmadı”demişti bir hemşire. Ağlamadan güle oynaya indim ameliyathaneye, sezeryan istemiştim bir sebebi yoktu hazır yakalanmak istemiştim sadece gelişine… Doğumun şekli önemlimiydi ki anne olmak için? …vee hazırlıklar sonunda tutmayan epidural 1.doz,2.doz,3.doz ve tansiyon yerle bir,acilen genel anestezi… Karardı gözlerim o korkuyla,bir de say dediler 1,2 ve 3 demeden… Çok ağlamışsın ben yokken,bende çok ağladım uyandırıldığımda,nerede olduğumu bilmiyordum , son hatırladığım şey babanla evden çıkıp arabaya bindiğimiz,ama nereye gittiğimizi bilemiyordum,düşündüm,bağırdım,ağladım, ağrımdan mahfolmuştum ee bir de anestezi etkisi… Sordum sordum ve yine sordum nedense hiç birşey demediler,hala merak ediyorum “nasıl bir kendini yerine koyamamaktır”. “ağrı kesici yapalım!” Buyurdu hemşireler birbirlerine ,ne ilgi ama dimi? Ben hatırlayamadım… ve o an karnımda hissettiğim boşluk,yumuşaklık acı verdi bana…sebebini bilmediğim bir acı.
Ben babanın adını sayıklayıp neredeyim? diye ağlarken ,esmer yaşlıca uzun boylu cılız bir hasta bakıcı,ağlamaklı yüz şekli ve kısık sesi ile “n’olur ağlama kızım içimi dağladın,ağlama çook güzel bir oğlun oldu” dediği an(!) hatırladım herşeyi…
Sen gelmişsin , üstelik “çok güzelmişsin” ee hadi bu zaferi neden kutlamıyoruz? Neden görmüyorum oğlumu?diye ortalığı ayağa kaldırırken saati sordum, 2saate yaklaşmış ya da geçmişti…Emzirmem gerek diye çıkıştığım hemşire artık benimle uğraşmak istemediğinden sebep mi bilmem,beni yukarı çıkartmak için hazırladı. Giderkende ekledi “bağırma bak diğer hastaları korkutuyorsun”
Asansörden iner inmez eşim geldi,hiç gitmemiş zaten asansörün önünden,sonra fotoğraflara bakınca gördüm,kulağını asansöre yaslamış öylece bekliyor,oğluna doya doya bakamamış bile nasıl baksın ben yokum… 2132 numaralı oda,kapının önünde bana ne olduğunun neden bu kadar geciktiğimin bilgisi verilmemiş gözü yaşlı ,endişeli ailem ve dostlarım. Evet düşünebiliyor musunuz? hiç bir bilgi verilmemiş o ana kadar, doğum nasıldı? bebek odaya getirildi anne nerede? Doğum çekimine gelen ekip çıkartılmış ameliyathaneden,espri ile para bile teklif etmişler neler olduğunu öğrenmek için ama yok…
Daha sonra izlediğimde yeniden yaşadım o korkuyu,videolarda en son “gerçekten,yemin ederim hissediyorum”diye yalvarıyorum. Ve hissettim uyuşmadım… Oluyormuş bazen böyle,ya yanlış epidural ya da anesteziye direnç gösteren vücut. Aslında henüz hiç birşey başlamadan sormuştum anestezi uzmanına “uyuştuğumu sanıp başlamazsınız dimi kesmeye? Ya uyuyor gibi olur da hissedersem herşeyi” – “o sadece filimlerde olur” diye kesin bir cevap gelmişti. Meğerse film çekmişiz biz sen doğarken.
Hiç bir asansöre bindiğimde bu kadar heyecanlanmamıştım. Cennete çıkan bir asansör düşünün…Anne olanlar anlar elbet ama yine de zor,doğduğunu görmediğin oğlunla ilk karşılaşma.
Kata çıkınca duydum sesini,kedi gibi çelimsiz bir ses,var yok arası. Odaya girdiğim an sesin kesildi,göremedim nerede olduğunu baban sağına bak diye işaret etti bana… Kalbim yerinden çıktı,3gün önce ütüleyip özenle yerleştirdiğim bembeyaz kıyafetlerin şükür artık ait olduğu yerde üstünde…Ve sen ipek gibi pürüssüz tenin,tüm gerçekliğinle karşımdasın.
Ve o an ! Ağzımdan çıkan ile cümle “ama anne bu çok güzel”. Sonra ben hiç kimseyi görmedim-duymadım. Hani olur ya filmlerde hayat akar ama ses gider uğultu gelir, sadece duymak-görmek istediğini görürsün,işte öyle birşeydi sadece sen ve ben.
Çok güzeldin,her evlat annesine çok güzel değil mi zaten? Sende öyleydin. Esmer ten renginde hiç yeni doğan havası yoktu. Ne bir kızarıklık ne de başka birşey… Çıldırdım seni bir an önce kucağıma almak için,can havliyle oturmaya çalıştım sedyede, yatağa geçirmelerini beklemeden ellemem lazımdı seni ama nafile , kan kaybından(bebeğin kordon kanı alınırken daha cok kan olsun diye dipten kesilen kordon ve işlem sonunda durdurulamayan kan) yeşile dönmüş vücudum,şaşkınlığım,sevincim hiç birşey hatırlamamanın verdiği üzüntü ve karşımda en güzel halinle sen !
Nihayet koynumdasın,ne kadar yorgunum, ne kadar asi,nasıl üzgün ama bir o kadar mutlu. Tarifi yok,tekrarı yok,birleştiğimiz o anın.İlk meme emişin ve o sütün mucizevi bir şekilde fışkırması. Allah nasıl bir hayat kuruyor,tıkır tıkır işliyor,rahme düşersin,büyürsün,can bulursun… ve beraberinde gelen her saniyesi özel koskoca 36 ay.İlk yediğin,ilk içtiğin,ilk konustuğun hatta ilk yüz üstü döndüğün an annemi arayıp haber verdiğim saat 23:40, dün gibi hafızamda sana dair herşey. Daha önünde upuzun yıllar,yollar olsun. Sen hep ol,ben uyumam,bazen aç kalırım, yorgunluktan biterim ama sen “anne hadi kumlu parka” dediğin an yeni bir gün doğar içimde canlanırım. Seni üzenler olacak elbet,hepsine göğüs gererim ama engelleyemeyeceğim durumlar olacak,üzülüp ağlayacaksın ben hep senin yanında olacağım,tıpkı şu an olduğu gibi.Gün geçtikçe konularımız değişecek,varlığının ömrüme katkısı her geçen gün çoğalacak. Bir başkasına aşk olacaksın,yeni bir hayat kuracaksın,önünde upuzun yıllar,yollar var kara oğlan. Düşe kalka çıkacağız o yollardan… Senin şimdi dediğin gibi “biz hiç komik değiliz,biz çok güçlüyüz,biz adamız”. Adamız biz annecim Demir Adam’ız !

Sana sevgimi ve ömrümü sonsuz adıyorum kara oğlan, ama üzüldüğüm bir nokta var ki “seni ne kadar çok sevdiğimi sana asla ispat edemeyeceğim”.

İyi ki doğdun,
İyi ki benim kara oğlum oldun,
Tek duam şu ki ; Allah sana ömür boyu sağlık,huzur,mutluluk ve şans versin. Geri kalan herşey için biz senin arkanda destekliyor olacağız.
Balım,kara oğlum,kara kuzum,huzurum….
İyi ki doğdun…iyi ki beni buldun.
Seni başkasında görseydim kıskanırdım.

Annen

Sibel Türsen

Paylaşmak Güzeldir ; Share on FacebookTweet about this on TwitterPin on PinterestShare on Google+Email this to someone

9 Yorumlar

  1. OY KARA KUZU İYİKİ DOĞDUN İYİKİ SİBELİN KUZUSU OLSUN BİZDE SENİN ADIM ADIM BÜYÜMENE ŞAHİT OLDUKKK

  2. Nekadar guzel ne duygulu anlatmissiniz bizi kendi dogumumuza goturdunuz iyiki dogmus denir adam nice nice saglikli mutlu sevgi dolu masal gibi yaslari olsun rabbim hepimizin evlatlarini bagislasin bizlerden ayirmasin

  3. Sibel cim ne kadar güzel anlatmışsın benim Berk le kavuşmam da çok,benzer olmuştu bir de kötü geçen bir hamilelik süreci amniyosentezler falan belki ben de bir gün bir yazıda anlatırım kara oğlunun nice yaşları olsun ailesiyle birlikte öpüyorum seni çok

  4. Gece gece resmen agladim yaa okurken sibel

  5. Okurken ağladığım nadir yazılardan

  6. Aglattiiin

  7. Demir büyüyünce okuyacak ve seninle gurur duyacak canım

  8. Aynı hastanede farklı tarihlerde doğum yapmışız ve ikimizinde şikayetleri neredeyse aynı sanırım malum hastanenin anestezi uzmanlarını bir gözden geçirmesi gerek.ve bir doğum hikayesi bu kadar güzel anlatılır

  9. Sibellll sabah sabah ne ağlattın, Allahım Demir Adama sağlıklı,mutlu çok güzel günler yaşatsın

Bir Yorum Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>

Bu Site Blogger Tasarım Tarafından Hazırlanmıştır.