Sayfa Menüsü
RssFacebookTwitterTwitter
Kategori Menüsü

Yazıldı Mar 14, 2015 Yaşam | Yorum Yok

İzmir de Anne olmak

vacation_destinations_for_kids_and_travelers 

    Herkese kendine göre yaşadığı yer rahat geliyordur eminim. Yaşadığın şehrin toplu taşıması, insanları daha güvenilir, teyzeleri daha teyze, amcaları daha amcadır kesin. Ama bunların hiç birini İzmir’de yaşamadan anlayamazsınız. Arkamda küçük Akçay’ımı bırakıp geldiğim şehir İzmir’in rahatlığını hamile ve anne olduktan sonra daha iyi anladım. Her şeye rahat ulaşabiliyor olmak keyiflendiyor beni.

    İzmir’de otobüs, metro yolculuğunu çok yaptım. Hamileliğim boyunca da bu devam ettim. Doğru şehirde olduğumdan hiçbir zaman otobüse ya da metroya bindiğimde hiç ayakta yolculuk etmedim. Eğer ayakta kaldıysam, ön koltukta oturanlar şoförden uyarı gelirdi. İnsanları böyledir İzmir’in.

    İzmir’de ulaşım o kadar faydalandım ki hamileliğimin son gününü kadar çarşı pazar gezdim durdum. Hiç yorulmadım. Gitmedeyim Pazar, sokak kalmadı.

   Tuvaletim geldiğinde en yakın lokantaya girdim hemen tuvaletini kullandım. Açıklama yapmama, hiç çekinmeme, utanmama gerek kalmadı. Teyzelerden “Ahh ahh. Bizde böyleydik.” Dediler. Bir iki sevdiler beni.

    Gezip tozmalarımı yaparken hiç gayet rahattım. Göbeğimi gere gere gezdim. Göbeğimi sevmek isteyen herkese sevdirdim. Bunun sebebi herkes güler yüzlü ve sıcak olmasıydı. İyi niyetten “Kızım doğuracaksın. Hadi evine.” Diyen çoook amca oldu.

    Acil bir durum olduğunda “Hiç hastaneye yetişir miyim acaba?” gibi soru sormadım kendime. Trafik sıkıntısı olmadığından doğum yapacağım hastaneye en fazla 15 dakikada ulaşabilirdim. Doktorumda aynı sürede rahatlıkla hastanede olurdu.

    Anne oldum. En soğuk günlerde bile sokaklarda geziyorum. O müdahaleci amcalar, teyzeler iş başında. “Kızım ört çocuğun üstünü.” “El kadar bebeyle gezilir mi?” İzmir’in en soğuk günü bir çok yere göre baharı. Kızım eldiven, bere takmadan geçirdi ilk kışını.

    Otobüs, metro, İzban benim en büyük rahatlığım. Kızımın olması beni bu alışkanlıktan vazgeçirmedi. Otobüslere orta kapıdan binerken ben istemeden hep birileri yardım etti. Metronun asansörü bozuksa mutlaka –ben kızımı kucağıma aldıktan sonra- biri o koca arabayı kaç katsa taşıdı. Kent kartımı unuturum. Güvenlik görevlileri bile alıştı. “Tamam sonra iki kere basarsınız. Önemli değil.” deyip. Beni daha çok mahcup ediyorlar.

    Arabayla çıktığımda kızı oyala, arabayı park et benim için tam bir işkence. (Ondandır toplu taşımaya hayranlığım.) Park edemeyip ter içinde kaldığımda esnaflar hep imdadıma yetişti. İlk önce bana park ettirmeye çalıştılar. Baktım ben kızla uğraşmaktan beceremiyorum. Hemen “Arabayı park eder misiniz?” diye soruyorum. Daha hiç ret cevabı almadım. Arabanın hiçbir ayarını bozmadan park edip. Bir sürüde nasihat dinliyorum nasıl park edeceğimle ilgili.

    Küçükyalı’dan Göztepe’ye kadar kaç pastane varsa kızıma ya bir poğaça ya da gevrek ikram eder. Manavların çoğundan meyve ikramını almadan geçmeyiz. Tamam benim kızda ağzı sulanarak bakıyor kabul ediyorum. Birde “Mama mama” diye ağlayınca kıyamıyorlar.

    Kızımın en büyük hobisi; mağazalara girdiğimizde katlı ne kadar kazak pantolon varsa yere bir güzel atmak. Ben hem onla cebelleşip hem de toplamaya çalışırken satış temsilcisi gelip “Siz bırakın. Önemli değil” dediğin de doğru yerde aşık olup, çocuk yaptığıma seviniyorum.

    Seviyorum ben İzmir’i. Şimdi bu şehirde çocuk büyütecek olmanın heyecanını yaşıyorum. Nereye götürsem, ne izletsem, ne yaptırsam diye. Biliyorum önümüze hiç kötü İzmir’li çıkmayacak.

 

    Açelya Görgü

    www.acelyasutanneblogspot.com

 

Paylaşmak Güzeldir ; Share on FacebookTweet about this on TwitterPin on PinterestShare on Google+Email this to someone

Bir Yorum Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>

Bu Site Blogger Tasarım Tarafından Hazırlanmıştır.