Sayfa Menüsü
RssFacebookTwitterTwitter
Kategori Menüsü

Yazıldı May 16, 2015 Anne / Çocuk | Yorum Yok

Çocuklarda beslenmenin genel ilkeleri

Bir çocuk doktoru olarak anne babalardan duyduğum en önemli yakınma çocuklarının beslenmesi ya da beslenememesi ile ilişkilidir. Gerçekte bu nokta şu üç yakınma ön plana çıkar.

“Çocuğum o kadar iştahsız ki hiçbir şey yediremiyorum”
“Sadece abur cubur şeyleri ya da belli yiyecekleri yemek istiyor, sağlıklı yiyecekleri bir türlü yediremiyorum”.
“Çok iştahlı, kilo fazlası olmasına rağmen her şeyi özellikle fastfood türü yiyecekleri çok tüketiyor”.
Aslımda gerçekten iştahsız ve beslenmek istemeyen çocuk oranı düşüktür. Bu çocuklarda iştahsızlığa yol açacak başka hastalıklar aranmalıdır.
Beslenme sorunları olan çocukların önemli bir bölümünde ebeveynlerin anormal beslenme baskısı yer almaktadır. Çocuğun ihtiyacı olan besin miktarından fazla yedirilmeye zorlanması, uygun olmayan övünler yada uygun olmayan besinlerin seçilmesi en çok görülen sorunlardır. Besinlerin miktarı kadar, niteliği, içerikleri, çocukların ihtiyaçları hatta beslenme şeklide önemlidir.
Öncelikle sağlıklı beslenmenin tanımını yapmak gereklidir. Yaşantımızı en aktif ve en uzun süre sağlıklı olarak sürdürebilmek, hastalık, yaralanma ve stres gibi durumlarda en iyi mücadeleyi yapabilmek, zihinsel ve bedensel yönden en iyi büyüme ve gelişmeyi sağlamak, sağlıklı üreme ve entelektüel faaliyetlerimizi en uygun şekilde yapabilmek için gerekli besinlerin uygun şekilde alınmasıdır.
Her çocuğun günlük yaşantısı, fiziksel aktivitesi, stres ve zor anları, hastalıkları, yaşam tarzı, büyüme gelişme paterni hatta günlük bazal enerji ihtiyacı farklıdır. O halde her çocuk için uygun olacak tek tip mükemmel bir beslenme tarifi vermek mümkün değildir. Sağlıklı beslenme her bebek için farklılıklar gösterir. Her bebeğin kendine göre beslenme hızı, iştah düzeyi ve besinsel ihtiyaçları vardır.
İştah düzeyinin bebekler arasında ne kadar farklı olduğunu biliyoruz. Bazı çocuklar yemek yerken ikinci kaşığın gelmesine bile sabır gösteremeyecek kadar iştahlı olabilirken bazı çocuklar da saatlerce aç kalsalar bile yemek aramayacak kadar iştahsız olabilirler. Yalnız iki lokma yiyecek verebilmek için parklarda çocuğunun ağzına bir şeyler tıkmaya çalışan anneleri görmüşüzdür.

İştah faktörünün nasıl çalıştığı tam olarak bilinmemekle beraber, en önemli komponenti genetik faktörlerdir. Son yıllarda yapılan çalışmalarda bununla ilişkili birçok gen saptanmıştır. Özellikle obesitenin genetik temelleri konusunda birçok bilgiye ulaşılmıştır.
Genetik temelimiz beslenme konusunda çok önemlidir ancak beslenme ile ilgili birçok sorun yanlış beslenme uygulamalarından kaynaklanır.
Yanlış beslenme uygulamaları daha emzirme dönenimden başlar. Özellikle ek besinlere başlama dönemini yani normal beslenmeye geçiş dönemi (6-12 aylık dönemde) yoğunlaşır ve hayatın ileri dönemlerinde de devam eder.
En önemlisi bebeklerimizin uygun şekilde beslenmesi sadece boy ve kilonun iyi olmasıyla değerlendirilemez. İyi beslenmenin ödülü yıllar sonra görülür. Nedir bu ödül; uzun sağlıklı bir yaşam, optimal beyin gelişiminin yanı sıra kalp damar hastalıkları, diyabet, obesite, alerjik hastalıklar gibi bir çok hastalık riskinin azaltılması ve daha pek çok şey sayılabilir. Sadece inek sütü ve bisküvi ile besleseniz de çocuk kitlesel olarak büyüyecektir ancak beslenmenin tanımında yaptığımız faktörler eksik kalacaktır.
Özetle bebeğinize anne sütü vererek, uygun ek besinleri uygun şekilde başlayarak besleme yetersizliklerinden korunurken katkılı yiyeceklerden, aşırı şeker, yağ, tuz ve “fast food”dan uzak durmasını sağlayarak ileri yaşlarda anlaşılabilecek yararlar sağlanabilir.
Sadece iyi beslenmede sağlıklı yaşam için yeterli değildir, hayat tarzımız, çocuğumuza spor yapma alışkanlığı kazandırmak, olumsuz alışkanlıklardan korumakta önemlidir.
Tabii iyi bir GENETİK MİRAS gereklidir.
Ancak genetik mirasımızın iyi olmaması bir kader gibi yapılacak bir şey yok anlamına gelmez. Diyelim ki ailede kalp hastalıkları, kolesterol yüksekliği gibi risk faktörleri var, eğer biz iyi beslenme, kilo kontrolü, spor gibi olumlu çevre faktörleri sağlarsak çocuklarımızın sağlığı için çok önemli yararlar elde ederiz.
Son yıllarda çocuklarımızın beslenmesinde bilimsel yararı kanıtlanmış bazı değişiklikler olmuştur.
İlk sırada anne sütü ile beslenme yer almaktadır. İlk 6 ayda yalnız anne sütü alınması bebeğimizin sağlıklı gelişiminde en önemli basamaktır. Anne sütü alan bebeklerde daha iyi bir büyüme izlenmekte, alerji eğilimi azalmakta, enfeksiyonlara daha dirençli olunmakta, obezite riski daha düşük olmaktadır. Anne sütünün yararlarının anlatılması sayfalarca sürebilir.
Unutmayalım ki yapay mamalarda teknoloji çok iyileştirilmiş olsa da henüz yapay anne sütü geliştirilemedi.
Bu nedenle anne sütü alımını engelleyen sorunlarla mücadele etmek çok önemlidir. Anne sütü alımının önündeki en büyük engel özellikle doğum sonrası emzirme sorunlarıdır. Aslında bunlar iyi doktor-hasta ilişkisi ve bazı cihazların geçici olarak kullanılmasıyla büyük oranda çözülebilir (Emzirme sorunlarında ayrıntılı bilgi bulabilirsiniz).
Ek besinlere erken başlamamak; Birçok bebeğe aslında anne sütü yeterli olmasına rağmen daha 3-4 aylık dönemde meyve suları, bisküvi, muhallebi, inek sütü gibi ek besinlere başlandığını görmekteyiz. Bu erken aylarda bebeğimizin organizması bu besinlere hazır değildir. Özelikle besin alerjileri, kansızlık, obeziteye eğilim, anne sütünün azalması gibi birçok yan etkisi mevcuttur.
Erken inek sütü kullanılmasından bahsetmek istiyorum. İnek sütü insan yavrusu için değil, inek yavruları içindir. O sevimli buzağıların hızla büyüyüp gelişmelerini sağlamak için insan sütünden birçok farklılıkları vardır. İçerdiği inek sütü proteinleri bebeklerde inek sütü alerjisi başta olmak üzere birçok rahatsızlık nedeni olabilir. Bu nedenle ilk 1,5-2 yaşta inek sütü verilmesi önerilmemektedir. Eğer inek sütü verilmek zorundaysa uygun şekilde sulandırılarak verilmelidir.
Şeker, katkı maddeleri içeren yiyecekler, aşırı tuz ve doğmuş yağların kullanılmaması, “fastfood” (hepsini bolca içerir) tipi yiyeceklerin engellenmesidir.
Karbonhidrat, protein, yağ, vitamin ve mineral yönünden yaşına uygun dengeli beslenmesi önemlidir. Çocuklarda herhangi bir hastalıktan dolayı özel bir beslenme uygulanmıyorsa tek yönlü beslenmeden kaçınmak, besin öğelerini gün içinde öğünlere yaymak önemlidir.
Besinleri öğünlerde ve ara öğünlerde vermek çok önemlidir. Çocuğun ağzına sürekli bir şeyler tıkıştırmak, uykuda beslemek, acıkmadan ya da beslenmeye hazır olmadan beslemeye çalışmak doğru yaklaşımlar değildir. Burada çok sık yapılan bir yanlıştan bahsetmek istiyorum:
Geceleri beslenme; Geceleri süt içerek uyumak ya da gecenin ilerleyen saatlerinde mama, süt, muhallebi gibi besinleri yarı uyanık, yarı uykulu şekilde almak sağlık beslenme açısında hiç uygun değildir. Özellikle hayatın ilk 2 yılında çocuk isterse geceleri annesini emebilir. İlk yıl içinde bebeğin beslenme durumuna göre geceleri mama takviyesi olabilir ancak diğer besinler öğünler ve ara öğünlerde tüketilmelidir.
Organizmamız gece uyku için programlanmıştır ve gece yatar pozisyonda beslenmek, akciğerlere besinlerin kaçması, reflü, ağızda şekil bozukluğu, orta kulak enfeksiyonu, obezite eğilimi, öğünlere ilginin azalması gibi birçok sakınca içermektedir.
Her bebeğin beslenme şekli farklı olabilir, ona saygı göstermek gereklidir. Yetişkin birine asla sevmediği bir yiyecek yediremezsiniz ama çocuklarımızdan önüne konan her şeyi yemesini bekleriz. Ayrıca yediklerinin miktarı aklımızdan geçen miktar değil çocuk için gerekli miktarda olmalıdır.
Sonuç olarak yavrularımızın beslenmesinde birçok faktör göz önüne alınmalıdır. Her bebeğin emme ve beslenme şekli kendine özgüdür. Tüm bebekler için geçerli olacak bir beslenme formülü vermek mümkün olmaz. Bu konuda hasta-hekim ilişkisi son derece önemlidir.
Not: Bu bilgiler genel bilgilendirme amaçlıdır. Bazı hastalıklar ve özel durumlarda farlıklı beslenme şemaları kullanılabilir.

Sağlıklı günler
Dr. Talha AKİL
t.akil@yahoo.com.tr

Paylaşmak Güzeldir ; Share on FacebookTweet about this on TwitterPin on PinterestShare on Google+Email this to someone

Bir Yorum Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>

Bu Site Blogger Tasarım Tarafından Hazırlanmıştır.