Sayfa Menüsü
RssFacebookTwitterTwitter
Kategori Menüsü

Yazıldı May 16, 2015 Anne / Çocuk | Yorum Yok

Alerji ve Alerjen nedir?

Modern hayat tarzı ile birilikte alerjik hastalıkların sıklığında belirgin artış olmuştur. Çocuk hastalıklarının önemli bir bölümünü oluşturur. Cilt, göz, burun, akciğerler, barsaklar gibi birçok organı tutabilir. Basit bir kızarıklıktan, anaflaksi dediğimiz hayatı tehdit eden ciddi şok tablosuna kadar geniş bir seyir gösterir.

Başka birçok hastalıkla karışabilir ve hayatın değişik dönemlerinde değişik şekillerde ortaya çıkabilir. Bebeklik döneminde aşırı kolik zannedilen bir bebek, inek sütü alerjisi olabileceği gibi, bronşit denerek sürekli antibiyotikler kullanan bir hastada astım saptanabilir. Bu nedenle alerjik hastalıklar çok iyi değerlendirilmesi gereklidir. Erken ve doğru teşhis konması hastalığın tedavisini çok kolaylaştıracaktır ve oluşabilecek komplikasyonları azaltılacaktır.

Alerjik hastalıkların artması ile beraber tedavide birçok yenilik olmuştur. Hastaların sosyal hayatlarını etkilemeyecek ve uzun vadede yan etkileri en az düzeyde olan pratik tedavi şekilleri yapılmaktadır. Ancak hala en etkili tedavi korunma ve alerjenlerden kaçınmadır.

Alerji nedir?

Temas ettiğimiz zaman herhangi bir soruna yol açmaması beklenen maddelere karşı vücudumuzun anormal şekilde aşırı duyarlılık göstermesidir. Bu aşırı duyarlılık ciltte ürtiker dediğimiz döküntü, bronşlarda astım şeklinde solunum sıkışıklığı, barsaklarda kolik, ishal ya da kusma, burunda hapşırma, kaşıntı yada anfilaksi dediğimiz ağır durumlar gibi bir çok şekilde karşımıza çıkabilir.

Normalde insanların hiçbir reaksiyon göstermeyen maddeler bazı kişilerde neden ciddi alerjik reaksiyonlara yol açmaktadır?
Bunun nedeni pek açık değildir. Modern yaşam koşulları ile artması nedeniyle hijyen hipotezi öne sürülmüştür. Hijyenik açıdan daha iyi koşullar, bakteri parazit gibi enfeksiyon etkenlerinin azalması, katkı maddeleri, dezenfektanlar, deterjanlar gibi maddelerin yoğun kullanılması gibi birçok etken vücudumuzdaki bağışıklığı enfeksiyon etkenlerinden ziyade alerjenlere dönüştürüyor olabilir. Tabiî ki bu bir hipotezdir ancak kesin olan son zamanlarda alerjik hastalıkların giderek artmakta olduğudur.

Allerjenler vücudumuza çok değişik yolarlarla girebilir, solunum yoluyla, ağızdan alınıp mide barsak yolu ile, cildimize temasla alınabilir ya da enjeksiyonlar (örneğin penisilin) yoluyla alınabilir. Çevremizde alerjenler ne kadar bulunursa bulunsun alerjik reaksiyon oluşması için kişinin alerjik yapısının olması gereklidir. Alerjik yapıda üzerinde en önemli faktör kalıtımdır. Alerjinin toplumdaki genel sıklığı %23 düzeyindedir (tüm alerjik hastalıkların genel toplamı) Eğer anne ya da babanın sadece birisi alerjik yapılı ise onların çocuklarında alerji sıklığı daha yüksektir. Hem anne hem de baba alerjik ise çocuklarında alerji görülme olasılığı 3 kat artmaktadır.

Alerjide 2. önemli etkende çevresel faktörlerdir. Bu hastalıkların ortaya çıkması yeterli düzeyde alerjen ortamda bulunmalıdır. Bu noktanın bilinmesi alerjinin tedavisinde de çok önemlidir. Biz genetik özelliklerimizi değiştiremesek de çevresel faktörleri değiştirerek alerjenlerle teması azalmak mümkün olabilir.
Genetik yapısı uygun olan kişi bu alerjik olduğu maddeye maruz kaldığında bağışıklık sisteminde yabancı olarak algılanır ve ona karşı bir alerjik reaksiyon oluşur. Bu maddeyle daha sonraki karşılaşmada bağışıklık sistemi bu maddeyi tanır ona karşı daha şiddetli reaksiyon oluşturulur. Bu allerjenlere karşı duyarlılığın oluşması bebekli döneminde dahi olabilir.

Neler alerjiye sebep olur (Alerjenler nelerdir)
Aslımda binlerce çeşit alerjen vardır. Genel olarak sınıfladığımızda

1-Çevresel alerjenler:
Buların en önemlisi ev tozu akarları yani ‘‘mite’’lardır. Gözle görünmeyen bu canlıların dışkıları ve vücut proteinleri alerjik özelliktedir. Özellikle sıcak ve nemli ortamlarda çoğalan ve ev tozu içinde yaşayan canlılardır. Hızlı üremektedir ve çevre koşullarına oldukça dayanıklıdır. Bir gram ev tozu içinde 100-500 adeti canlı olmak üzere, yaklaşık olarak 19.000 adet akar bulunmaktadır. Akarlar özellikle yastık, yatak, halı ve kumaş kaplı mobilya gibi toz tutan ev eşyalarında yüksek oranda bulunmaktadır. İnsanlarda direkt olarak bir enfeksiyon yapmaz yada başka enfeksiyon bulaştırmaz, deri döküntüleri ile beslendiği için insanların bulunduğu ortamlarda yaşar. Akarlar insanları ısırmaz, hastalık bulaştırma ve taşınmasına neden olmaz ve genellikle insanların üzerinde barınmazlar. Ancak kişi alerjik ise sorun oluşmaktadır.
Çevresel alerjenlerden diğer önemli grup polenlerdir. Polen aslımda bitkilerin erkek tohumlarıdır. Bitkileri üreyebilmesi için özellikle rüzgarla yayılır. Özellikle bahar mevsiminde belirgin olarak artar ancak her bitkinin polen yayma dönemi farklıdır. Bazı bitkiler kış aylarında bile polen yayabilir.

Küf (mantar sporları) Özellikle nemli ortamlarda bulunur, banyo, buhar cihazları, ıslak alanlarda bulunur.
Hayvan kökenli alerjenler:
Evde hayvan besleme alışkanlığının artması ile birlikte artmıştır. En önemlisi kedi ve köpek alerjenleridir. Bu hayvanların en çok salyasında tüylerinde ve dışkısında bulunur. Hayvanların uzaklaştırılmasından sonra bile aylarca devam edebilir. Kuşlar özellikle tüyleri arasında mantar ve akarları taşıyabilir.
Besin alerjenleri: Çocuklarda en sık inek sütü (%3) , yumurta(%1,3), yer fıstığına (%0,5) karşı oluşmaktadır. Bu besinlerin ardından balık, kabuklu deniz ürünleri, soya, tahıl, ceviz, fıstık gibi besinler gelmektedir. Ancak hiçbir besin alerji grubunun dışında tutulamaz.

Böcek kaynaklı alerjenler:
En sık görülen arı alerjisidir. Arıların zehrindeki proteinlere karşı gelişir. Ölümcül olabilir. Sivrisinek ve diğer sokan böceklerde alerjiye neden olabilir. Hamam böceği de sık görülen alerji etkenidir. Hamam böceğinin dışkısı alerjiktir. Evlerde özellikle mutfaklarda yoğun şekilde bulunur ancak yatak odalarında da olduğu gözlenmiştir. Özellikle astımla birlikteliği oldukça yüksektir.
İlaç alerjenleri: En iyi bilinen penisilinler olmak üzere birçok ilaç alerji nedenidir. Ağrı kesiciler, antibiyotikler, kemoterapi ilaçları, hormon ilaçları başta sayılabilir
Mesleksel alerjenler çocuklarda nadirdir.
Bunların dışında vücudumuzdaki enfeksiyonlar da özellikle barsak parazitleri alerjiye yol açabilir.

Dr.Talha Akil
t.akil@yahoo.com.tr

Paylaşmak Güzeldir ; Share on FacebookTweet about this on TwitterPin on PinterestShare on Google+Email this to someone

Bir Yorum Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>

Bu Site Blogger Tasarım Tarafından Hazırlanmıştır.